İnsanlık tarihinin ilk güzellik kraliçesi Afrodit’in ülkesi: Edremit
ÖZKAN ALTINTAŞ- TÜRKİYE TURİZM
AFRODİT’İN ÜLKESİNDE DOĞAN HÜLYA AVŞAR
Sahilin diğer bölümleri deniz kıyısına kadar işgal
edilmişti. Akçay’ın sahilinde sıralanan ve böylesine önemli turizm merkezinde
deniz kıyısını kapatan derme çatma barakaların çirkinliğine şaşırdım.
Barakaların kurulmasına izin veren yönetimlere kızmamak elde değildi.
ÖZKAN ALTINTAŞ- TÜRKİYE TURİZM
EDREMİT / GÜRE - Kurban Bayramı tatili nedeniyle aile
üyelerini ziyaret için Edremit’in şirin ilçesi Güre’ye giderken ilk kez
gezeceğim yerleri plânlıyordum. Edremit Körfezi kıyısında sıralanan asırlar
boyu üzerinde bir çok medeniyetin kurulduğu, binlerce insanın uğruna öldüğü,
efsaneler diyarı Ayvalık, Cunda, Akçay, Altınoluk, Küçükkuyu, Assos, Sarımsaklı
ve daha bir çok yeri detaylı bir şekilde gezecektim.
Özellikle Afrodit'in bölgeye getirdiği özellikler ve tılsımı
merak ediyordum.
Geçtiğimiz yıllarda ziyaret ettiğim Midilli (Lesbos)
Adası’nın karşısında yer alan Edremit Körfezi’nin kıyısını oluşturan bölge
hakkında bildiklerimi film şeridi gibi aklımdan geçiyordu.
Güre kaplıcaları ile ünlüydü. Tarihe bakılınca ise dünyanın
ilk güzellik yarışmasının yapıldığı yer olarak biliniyordu. Mitolojide “Bin
Pınarlı İda” olarak adı geçen Kazdağları’nda yaşayan tanrıların tanrısı Zeus’un
karısı güçlü tanrıça Hera, Akıl Tanrıçası Athena ve Güzellik ve Aşk Tanrıçası
Afrodit arasında Troya Hükümdarı Priamos’un oğlu Paris seçim yapar. Zeus’un
kendisine verdiği altın elmayı uzatarak Afrodit’i, insanlık tarihinin ilk
Güzellik Kraliçesi ilân eder.
AFRODİT’İN ÜLKESİNDE DOĞAN HÜLYA AVŞAR
Yıllar sonra Edremit’ten çıkan bir güzelin tacını kaybettiği
halde Türkiye’nin en ünlü sanatçıları arasına girmesinin tılsımı acaba bu
güzellik yarışmasında mı yatıyordu?
Emral ve Celal Avşar'ın ilk çocuğu olarak Edremit-Balıkesir'de
dünyaya gelen Hülya Avşar 1982’de Bulvar Gazetesi'nin düzenlediği Kâinat
Güzellik Yarışmasında birinci seçildi.
Fakat daha önce evlendiği ortaya çıkınca yarışma kuralları gereği tacı geri alındı. 1983 yılı Avşar'ın yaşamında dönüm noktasıydı. Fikret Hakan ve Salih Güney ile başrolü paylaştığı Haram filmi ile kariyerine başladı. Sonrasını ise herkes biliyor.
Fakat daha önce evlendiği ortaya çıkınca yarışma kuralları gereği tacı geri alındı. 1983 yılı Avşar'ın yaşamında dönüm noktasıydı. Fikret Hakan ve Salih Güney ile başrolü paylaştığı Haram filmi ile kariyerine başladı. Sonrasını ise herkes biliyor.
TOPRAK KOKUSU VE ZEYTİN AĞAÇLARI
İstanbul’dan akşam 10.00’da hareket eden otobüs 6 saat
yolculuktan sonra eşimle beni sabah güneşin doğumuyla birlikte 05.00’te Güre’de
Saruhan Oteli’nin önünde indirdi. Kuzenim Levent Baykal aracıyla gelerek
aldıktan sonra zeytin ağaçları ormanının içinde uzanan yola doğru hareket
ettik. Çevrede bulunan termal otelleri aşarak tamamen zeytin ağaçlarının
sardığı iki katlı evine vardık. Odamıza yerleştik ve bir süre dinlendik.
Uyandığımızda güneş pırıl pırıl parlıyordu ve çevreyi ısıtıyordu. Toprak kokusu
ile temiz hava insanı sarhoş ediyordu. Zeytin ağaçlarının gölgesinde kahvaltı
ettik.
AFRODİT’İN GÖZYAŞLARI
Edremit bölgesinde her yer çok yakın… Aracınız varsa en uzak
mesafe yarım saat. Güre’nin yanında Orman Bakanlığı’na bağlı Pınarbaşı’na
gittik. Akan bir suyun çevresinde dizili masalarda güzel havalarda yemek
yeniyordu. Ormanın dışında bulunan yerin adı ise ilginçti. Kayalardan akan su
nedeniyle restorana Afrodit’in gözyaşları denilmişti. Gezi boyunca ya Afrodit’e
ya, Apollon’a rastladık. Bölgede otele, lokantaya, kafeteryalara Afrodit veya
Apollon adı veriliyordu. Ormanda kısa gezimizden sonra Akçay’a yollandık.
SAHİLİ İŞGAL EDEN DERME ÇATMA BARAKALAR
Akçay sahilinde sadece kafelerin önünde bulunan alan
gezinmeye uygundu. İnsanlar burada geziniyor ve banklarda oturuyordu.
Sokak aralarında ise hediyelik eşya satan bayanlar tezgâhlar
kurmuşlardı.
Akçay’da çok bulunan emlâkçılar da şehir hayatından kaçarak
bölgeye yerleşmek isteyenlerin ne kadar çok olduğunu gösteriyordu. Kafede birer
çay içtik. Sahildeki Yörsan Kafe’nin mutfağı çok zengindi. Sabah kahvaltısı
verdiğini gördük.
Turizm adına Akçay içler acısı bir durumdaydı.Diğer
sahilleri gezdiğimizde tüm sahilin aynı olduğunu gördük. İnsanlar burunlarının
dibindeki denize girmek yerine daha uzaklara gitmek zorunda kalıyor veya kıyıda
bırakılan dar aralıkları kullanıyorlardı.Turizm adına ise Akçay'ın dünyadan
gelecek turistleri ağırlayacak yeterli tesisleri ve bir altyapısı olmadığını
gördük Oteller ise yerli turiste razı, dünya turizm kurallarından uzak tesislerdi..
akcay-6.jpg
akcay-3.jpg
GÜNEŞİN YARATTIĞI GÜZELLİK
Vakit hayli geç olmuştu. Güneşin batmaya yaklaştığı sırada
gökyüzünü kaplayan kızıllıklar ve bulutların renkten renge dönüşümü muhteşemdi.
Manzaraya doyum olmuyordu. Hele güneşin batışında ufku kaplayan kırmızılık rüya
gibiydi.
akcay-10.jpg
Sahilde birkaç balıkçı restoranı vardı. İskelede ise
balıkçılar ağlarını kurutuyorlar ve hazırlıyorlardı. Birkaç kişide balık
tutuyordu. Sahil gezimizi tamamladıktan sonra ertesi sabah Akçay sahilinde
kahvaltı etmeye karar verdik.
gure-levent-1.jpg
gure-levent-3.jpg
gure-levent-2.jpg
Eve dönerken bölgede en bol bulunan balık olan sardalya
aldık. Bahçede mangalda ızgara yaptığımız sardalya müthişti. Temiz hava ile
buluşan balık ziyafetine doyamadık.
YARIN: SARIKIZ EFSANESİ











0 yorum:
Yorum Gönder