ÖZKAN ALTINTAŞ- TÜRKİYETURİZM
EDREMİT/GÜRE- Kurban Bayramı'nda Edremit Körfezi gezimiz için Güre’den sabah çıktığımızda ilk durağımız Akçay’da Yörsan Kafe’de kahvaltı oldu. Büyük bir tepside verilen kahvaltı çok zengin olduğu için iki kişilik olan üç kişiye yetiyor.
EDREMİT/GÜRE- Kurban Bayramı'nda Edremit Körfezi gezimiz için Güre’den sabah çıktığımızda ilk durağımız Akçay’da Yörsan Kafe’de kahvaltı oldu. Büyük bir tepside verilen kahvaltı çok zengin olduğu için iki kişilik olan üç kişiye yetiyor.
Akçay’ın
sıcak güneşi altında kahvaltımızı yaptıktan sonra bölgenin en önemli yeri olan
Sarıkız Efsanesi’nin bulunduğu Kavurmacılar Köyü’ne yollandık. Güre’nin izinden
geçtikten sonra Kavurmacılar Köyü'nün daracık sokaklarından
tırmandık. Sarıkız aşıklara yüz vermeyince iftiraya uğrayıp İda'ya sığınmış
Yaklaşık 2 kilometre sonra çevresinde birkaç evin
bulunduğu Sarıkız Tepesi'nin bulunduğu köye vardık. Köyden bütün Güre denize
kadar kuşbakışı görülüyordu.
Kavurmacılar Köyü’ndeki camisiz minare ilginçti. Şerefiyesine
çıkarak Edremit Körfezi'ni biraz daha yüksekten seyrettik. Daha sonra her yıl
Sarıkız adına şenliklerin yapıldığı büyük mutfağı gördük. Kavurmacılar Köyü’nde
bulunan birkaç evin bahçesindeki ağılda keçiler
besleniyordu.
Adı mitolojide “İda”
olarak geçen Kazdağları efsaneler bakımından oldukça zengindir. Adı mitolojide
İda olarak geçiyor. Homeros İlyada’da ‘‘Bol pınarlı, vahşi hayvanların anası’’
olarak İda Dağı’ndan sık sık bahsediyor. Efsaneye göre Hera, Afrodit ve
Athena’nın katıldıkları, Truva Savaşı’na yol açan dünyanın ilkt güzellik
yarışması burada yapılmış, Zeus burada doğmuş, tanrılar Truva Savaşı’nı buradan
izlemiş ve Afrodit ilk kez burada aşık olmuş.
SARIKIZ ŞENLİĞİ DÜZENLENİYOR
Güre’nin üstünde yer
alan Kavurmacılar Köyü’nde yaşadığına inanılan Sarıkız için her yıl Ağustos
ayında hayır günü düzenleniyor. Köyde keşkek, pilav, nohut pişirilip yeniyor,
şerbetler içiliyor. Terkedilmiş gibi olan köyde 5-6 aile yaşıyor.
Köy ise
”Yassıcalı” evleriyle dikkati çekiyor. Sarıkız şenliklerine olan ilgi her yıl
artıyor. Son yıllarda yurtiçinden ve yurtdışından gelen folklor ekipleri ile
önemli konuklar şenliğe katılıyor.
Marmara ve Ege bölgelerini birbirinden
ayıran Kazdağları'nın en yüksek tepesine Sarıkız Tepesi deniliyor. Bu tepenin
adı hakkında pek çok efsane anlatılır..
SARIKIZ HAKKINDA İLK EFSANE
Efsaneye göre,
Edremit’in Güre Köyü’nde Sarıkız adında çok güzel, iyi yürekli bir kız yaşarmış.
Bu kızı köyün bütün gençleri sever ve evlenmek isterlermiş. Adı Sarıkız olan bu
güzel kızın babası ise bin bir zahmetle büyüttüğü kızını, talip olan gençlerin
hiç birine vermezmiş. Bunun üzerine gençler Sarıkız'a iftira
etmişler.
Köylüler de Sarıkız'ın babasına giderek: "Kızın kötü yola saptı. Ya
kızını öldürürsün ya da buralardan çekip gidersin" demişler.
Düşünüp taşınan
baba, kızını öldürmeye kıyamaz; ancak köylülerin yüzüne bakabilmek için
Sarıkız'ı gözden uzak tutmak gerektiğini düşünür. Kızını yanına alan baba,
Kazdağı'nın zirvesine çıkarır. Birkaç kazla birlikte kızını bırakıp geri döner.
"Kurt kuş yerse de gözüm görmesin, yaşarsa da herkesten gizli yaşasın"
demiş.
Kazdağı'nda kalan Sarıkız ölmemiş ve kazlarını gütmeye devam etmiş.
Hatta yolunu, izini kaybedenlere yardımcı olmuş. Bu durum kısa zamanda babasının
kulağına gitmiş. Kızının ölmediğini öğrenen baba, Kazdağı'na kızının yanına
çıkmış. Dağda kaz çobanlığı yapan Sarıkız, babasını görünce sevinmiş, ona yemek
ikram etmiş. Yemek sırasında babası kızından su istemiş. Sarıkız elini uzatarak
kilometrelerce aşağıdaki Güre çayından su alarak babasına vermiş. Babası kızının
ermiş olduğunu görünce pek sevinmiş.
Sırrı anlaşılan Sarıkız orada, buna çok
üzülen babası ise İda Dağı’nın başka bir tepesinde ölmüş. Bu efsaneye göre İda
Dağı Kazdağı, dağın doruğu Sarıkız Tepesi, babasının öldüğü yere ise Babatepe
veya Kartaltepe adı verilmektedir.
SARIKIZ HAKKINDA DİĞER EFSANE
Diğer efsaneye göre,
delikanlının biri güzeller güzeli bir kıza aşık olmuş. Kız, evlenme şartı
olarak, delikanlıdan gücünü ispatlamasını istemiş. Bu şarta göre delikanlı
sırtına yüklenen tuz çuvallarını taşımak zorundadır. Delikanlının sırtına tuz
çuvalları yüklenmiş. Yamaçtan tırmanırken çuvallar dengesini kaybetmiş ve
delikanlı yuvarlanarak göle düşmüş. Tuzlar ıslandıkça çuvallar ağırlaşmış ve
delikanlıyı suyun derinliklerine çekmiş. Köy halkı bu acıya sebebiyet verdiği
için kıza öfkelenmişler. Ona yumurtalar atmışlar. Sarı Kız adı da buradan
kalmış.
Öfkeleri yatışmayan köylüler babasına giderek kızını şikayet etmişler
ve onu yok etmesini istemişler. Babası yumurtalara bulanmış kızını alıp tepeye
çıkmış. Kızını öldürmeden önce abdest alıp namaz kılmak isteyen baba kızından su
bulmasını istemiş. Kız delikanlının boğulduğu gölün suyundan getirmiş. Su tuzlu
olduğu için babası yeniden tatlı su bulup getirmesini istemiş. Bunun üzerine kız
ayağını yere vurmuş, o anda yerden bir kaynak suyu fışkırmaya başlamış. Durumu
gören babası kızının ermiş olduğunu anlamış ve onu öldürmekten vazgeçmiş.
Kimsenin zararı dokunmasın diye de suyun etrafını taş duvarla çevirmiş.
SARIKIZ’IN KABRİ BAŞINDA TÖREN
Kaz dağlarının
zirvesindeki bu kaynak, bugün hala yörede şifalı olarak bilinmektedir. Ayrıca
hem Sarıkız'ın, hem de babasının öldükleri yerler kutsal sayılmaktadır.
Babasının öldüğü ve bugün kabrinin bulunduğu kabul edilen yere Kartaltepe veya
Babatepe; Sarıkız'ın kabrinin olduğu tepeye ise Sarıkız Tepesi adı
verilmektedir. Tepelerin ermiş bir kız ile babasının adı verilmesi Türk
inanışlarındaki dağ kültünün bir yansıması olarak
değerlendiriliyor.
Kazdağı'nın zirvesinde bulunan Sarıkız'ın kabri bugün yöre
halkı tarafından ziyaret ediliyor. Her yıl 14-16 Temmuz tarihleri arasında
Akçay'da yapılan Zeytin Festivali'nde Sarıkız da temsil ediliyor. Ayrıca
Sarıkız'ın kabri başında herkesin dileğini yazabildiği büyük bir dilek defteri
bulunuyor.
ALTINOLUK’TA DENİZE GİRİLİR Mİ?
Hava giderek
ısınmıştı. Sarıkız Efsanesi’nin yaşandığı İda Dağı’nın tepesini gezdikten sonra
denize girmeye karar verdik. Önce Altınuluk’a doğru yollandık.
TurkiyeTurizm.com’un Altınoluk temsilcisi olan Halim Çamlıkaya’ya telefon ettim.
Denizde olduğunu ve bizi beklediğini söyledi.
KÜÇÜK BİR KUMSAL DIŞINDA DENİZE GİRECEK YER YOK
Yıllardır Altınoluk’a gitmemiştim. Aklımda kalan sahili aramak
istedim. Karşıma koskoca beton yığını bir şehir çıktı. Sokaklara daldığımda bir
türlü denizi göremedim. Sahili boydan boya binalar kaplamıştı. Halim
Çamlıkaya’nın verdiği adrese göre Rouge Bar’ın yanında deniz vardı. Birkaç
kişiye sorduktan sonra adresi zorla buldum. Aralık bir sokaktan girdiğimde
kafenin önünde Halim’in bizi beklediğini gördüm. Birlikte oturup çay içerken,
kumsal olarak sadece kafenin önündeki alanın bulunduğunu ve diğer yerlerin
denize kadar beton duvarlarla örtülü olduğunu gördüm. Halim’e “Denize girme yeri
bu kadar mı?” diye sorduğumda “Bana yetiyor” dedi. Ama bu kadar küçük bir yer
Altınoluk halkına yetmiyordu. Herkesin denize girmek için yerleşim yerinin
dışına çıktığını öğrendim. Nitekim bizde öyle yaptık. Denizi Küçükkuyu’da
girecektik.
KUMSALA KUYUMCU DÜKKÂNI
Aracımıza doğru yürürken
Altınoluk sahilinde kumsalı üzerine kadar betondan yapılan dükkânları görünce
şaşırdım. Her biri kale gibi şehrin denizle arasını kapatmıştı. Hatta kumsalın
üzerine yapılan bir kuyumcu dükkânını görünce şaşırdım. Kuyumcu dükkanını
kumsalın üzerinde ne işi var diye düşündüm.
Görüntüye göre Altınoluk’ta sahil
şeridi bitmişti ve beton yapılara yenik düşmüştü. Akçay’dan sonra bu ikinci
hüsrana uğramam oldu. Böylesine güzel yazlık bölgeleri beton yığını haline
getiren zihniyete bir kez daha kızdım. Sorumlulara birilerinin hesap sorması
gerektiğini düşündüm.
DENİZ SUYU SICAKTI
Altınoluk’tan hareket ettikten
birkaç dakika sonra Küçükkuyu’da şirin bir otelin önünde durduk. Önünde iskelesi
ve pırıl pırıl denizi vardı. Kendimizi hemen denize attık. Önce serin olan
denizin sonra sıcak olduğunu fark ettik. Suyu soğuk bilinen Küçükkuyu’da bu
mevsimde deniz suyu sıcak oluyordu. Orada doya doya yüzmeninve güneşlenmenin
tadını çıkardık.
Akşam üzeri ise güneşin batışını izledik. Güre’ye dönerken
Altınoluk’un girişindeki boş sahili görünce insanların ancak burada denize
girebileceklerini anladım.
YARIN: ZEYTİN VE ZEYTİNYAĞININ BAŞKENTİ AYVALIK
Bu haber toplam 1451 defa











0 yorum:
Yorum Gönder