AYVALIK - Körfeze adını veren Edremit, efsanelerle dolu toprakların mirasını taşıyor. Ayvalık zengin mutfağı ve tarihi evleriyle yaşıyor.
Zeytinyağının başkenti ve tarihi evleriyle açık müze gibi olan Ayvalık’tan önce,
onun kadar eski Edremit’i gezdik.
Edremit’in sırtını Güre kaplıcalarına dayayarak geri kalmış haliyle, Ayvalık’ın turizmde giderek artan değerini kıyaslama imkânı bulduk.
Edremit’in sırtını Güre kaplıcalarına dayayarak geri kalmış haliyle, Ayvalık’ın turizmde giderek artan değerini kıyaslama imkânı bulduk.
Körfeze adını veren Edremit, asırlar boyu medeniyetlerin
kurulup yıkıldığı, binlerce insan öldüğü, efsanelerle dolu toprakların mirasını
taşıyor. Ancak bu kadar güçlü kültür hazinesine sahip olan ve dünyanın gözbebeği
Ege Denizi kıyısında bulunan Edremit turizmden payını yeteri kadar almıyor. Bu
uğurda da pek çaba gösterdiği görülmüyor. Edremit sahilinde kapısı kapalı olan
görkemli Kültür ve Turizm Müdürlüğü binası pek şaşırtıcıydı.
Açılan AVM’lerin bazıları yeterli müşteri bulamadığı için
kapanıyor, diğerleri müşteri azlığından yakınıyorlar. Edremit, Güre
kaplıcalarına gelen yerli turistlere sırtını dayamış, bunu yeterli görüyor.
Aslında Türkiye’nin Afyon’dan sonra önemli kaplıca cennetinde yeterli sayıda
dünya standartlarında otelde bulunmuyor. Yerli halkın denize girmek gibi bir
kültürü olmadığı için sahildeki betonlaşmaya ses çıkaran yok.
ZEYTİNYAĞININ BAŞKENTİ: AYVALIK
Edremit’ten sonra gittiğimiz Ayvalık, Türkiye'nin
Balıkesir’in Ege Bölgesi'nde kalan bir ilçesi olarak Midilli Adası'nın tam
karşısında kuruludur. Çam ormanları ve Zeytin bakımından zengin olan ilçe Ege
Denizi kıyısında olup Ayvalık Adaları adı verilen takımadalara sahip bulunuyor.
Ayvalık'ın kuzeydoğusunda Gömeç, güneyinde İzmir ili'ne bağlı Dikili ve Bergama
ilçeleri, batısında ise Ege Denizi yer alıyor.
Ayvalık, yaklaşık 2.5 milyon
zeytin ağacıyla Ege'nin zeytin başkenti konumundadır. Ayvalık Zeytinyağı’nın en
önemli özelliği kendine özel bir lezzeti olmasıdır. Bu özelliğini iklim ve
toprak yapısından alır. Ayvalıkta kış aylarında yaşanan şiddetli poyraz ve
karayel zeytin için en uygun topraklarla birleşince zeytinin kalitesine pozitif
etki sağlar. Ayvalık zeytinyağının kalitesini arttıran en önemli faktörlerden
biride üretilen miktardan çok üretilen yağın kalitesinin ön planda tutulmasıdır.
Bu Ayvalık zeytinyağının marka değerini artırır.
Sanayi ve Ticaret Bakanlığı
Türk Patent Enstitüsü’nün coğrafi işaret hakkını verilmesiyle Ayvalık zeytinyağı
markalaşma yolunda önemli bir adım attı. Ayvalık bölgesinde üretilen zeytinyağı
şişelerinin üzerine "Ayvalık Zeytinyağı" mahreci konularak "coğrafi işaretleme"
yapılmaya başlandı. Raflarda “Ayvalık Zeytinyağı” adıyla yerini almaya
başladı.
İnsanlığın zeytin ağacıyla tanışması 8 bin yıl öncesine dayanır.
Beyaz güvercinlerin ağzında ki barışın simgesi, kardeşliğin türküsü Zeytin dalı.
Birçok derde deva, sağlık mucizesi zeytinyağıdır. Söylentiye göre tufana
yakalanan Hz. Nuh Peygamber'in gemisinden saldığı beyaz güvercin, bir müddet
sonra bir zeytin dalıyla dönerek, tufanın bitişini müjdelemiştir. Bu sebeple
Zeytin dalı ve beyaz güvercin dünyada barışın simgeler olmuştur.
LOR TATLISI
Edremit’ten sonra zeytin
ormanlarının içinden ilerleyerek son günlerde lezzetli “Ayvalık Tostu” ile
tanınan Ayvalık’a vardık. Yolda bir arkadaşımızın eşi “Bana lor tatlısı alın.
Sadece Ayvalıkta var” dedi. Ayvalık’ın tarihi taş evlerinin uzandığı caddesi
üzerinde dolaşarak zorla bir tatlıcı bulduk. Bu arada çarşıda elinde torbalarla
adalardan alışverişe gelen Yunanlı turistleri gördük.
Ayvalık Mutfağının
temelini zeytinyağı ve ot mezeleri oluşturur. Ayvalık mutfağında Girit ve
Midilli mutfağının etkisi çok fazladır.
Diğer önemli bir yiyecek tüm
Balıkesir ilinde yaygın olarak yapılan ve Höşmerim olarak da bilinen Hoşmerim
tatlısıdır.Papalina olarak bilinen bir balık türünün (çaça balığı), genellikle
meze olarak tüketilen ızgarası ve zeytinyağında unla yapılan kızartması da
Ayvalık'ın önemli yemekleri arasında sayılır.Deniz kıyısında olması nedeniyle
deniz ürünlerinden yapılan mezeler ve zeytinyağlı yemekler Ayvalık mutfağının
temelini oluşturur. Ayvalık'ta son zamanlarda zeytinli dondurma da ilgi odağı
olmuştur.
AYVALIK MUTFAĞI
Ayvalık mutfağından
örnekleri şöyle sıralayabiliriz: Cibez Otu Salatası, Deniz Börülcesi, Enginar
Salatası, Hindiba Salatası, Isırgan Otu Salatası, Kabak Çiçeği Dolması, Kalamar
Dolması, Kaşarlı Kidonya, Lor Böreği, Şevketi Bostan Salatası, Turp Otu
Salatası, Yoğurtlu Semizotu, Zeytinyağlı İç Bakla, Badem Sütü, Bazina, Ceviz
Çorbası, Kaşarlı Kabak, Lor Lokması, Muhallebi, Selanik Usulü Balkabaklı Börek,
Cipohorta, Girit Usulü Çullama, Gondolda Tavuk, Lor Dolması, Lor Tatlısı,
Nişastalı Tavuk, Çiroz Salatası…
RAKI, BALIK AYVALIK
Bu kadar güzel
mutfağa sahip olan Ayvalık aynı zamanda bir balık cenneti. Ege’nin balık
zenginliğinden nasibini alan Ayvalık, yüz yıllardır eğlence ve yeme içme
kültürümüzde etkin bir yere sahip olan, rakının vücut kazandığı yerdir.
Rakı-balık ile Ayvalık'ın mükemmel manzarası eşliğinde çoban salata ile takviye
edilmesi gereken ikili. Aynı zamanda limon suyu, maydanoz, zeytin yağı, sarımsak
ve tuz ile de pişirilen balığa mükemmel bir sos hazırlanabilir. Rakı ve balık
ikilisi sadece besin değildir. Bunlar bir muhabbet kaynağıdır, birer
efsanedirler.
AYVALIK TOSTU
Tadını esas olarak geniş
ve büyük kesilen özel yapım ekmeğinden alan sandviçtir. Büyükşehirlerde bu ad
ile satılır. Ancak ekmeğinin Ayvalık'a özgü olarak üretilen undan yapılmış
olması gerekir. Çünkü tadını özel unundan almaktadır. Ayrıca ekmeği fırından
özel olarak alınabilir. Bozulmalara karşı dayanıksız bir yapıdadır. Mutlaka
buzdolabında saklanmalıdır. Ayvalık'ta her büfede bulunabilir. İçerisine bilinen
tost ekmeği çeşitlerinde olan, damak tadınıza uygun çeşitli tost içerikleri
konulabilir. Genellikle sucuk, sosis, turşu, kaşar, ketçap, mayonez malzemeleri
olanı tercih edilir. Malzemesinin bol olması en güzel özelliğidir.
AYVALIK’TA RUM EVLERİ
Ayvalık’ın taş
evleri 19 yy’da yapılmıştı. O tarihlerde Ayvalık’ta yaşayan Rumların taş evleri
yaptığı biliniyor. Daha sonraları Ayvalık’a verilen özerklik belgesi ile
Rumların yaşamı biterek Türkler geldi. Mübadeleden sonra evleri Türkler
tarafından kullanılmaya başladu ve değişim yaşandı. Koruma kanunu ile bu değişim
süreci son buldu. İlçede 1994 yılında yapılan bir çalışmaya göre 1842-1914
yılları arasından kalma toplam 363 bina bulunuyor.
Tepenin eteğine kurulu Ayvalık’ta yollar yokuş
yukarı ve dardır. Çıkmaz sokaklar çoktur. Denize doğru dikine inen ara sokaklar,
denize paralel olarak devam eden ana caddelerle son bulur. Yolun altında deniz
kıyısına paralel olarak devam eden yollarda dükkânlar yer alır. Ayvalık evleri
genellikle iki buçuk veya üç katlıdır. Evlerin çatı kaplamaları
kiremittir.
Evlerin iki ve üçüncü katları yerleşim amaçlı
kullanılırken zemin katlar ticari amaçlı olarak kullanılmıştır. Zemin katların
sokağa bakan ön cephesi satış arka kısmı ise depolama amaçlı olarak
kullanılıyordu. Bu depolarda zeytin zeytinyağı gibi ürünler depolanmıştı.
Kemerli ve süslü giriş kapılarının üstünde yer alan alınlıklarda yapım tarihleri
yer alır. Ancak günümüzde bu kısımlar ya kapatılmış yâda yerlerinden
sökülmüştür.
Ayvalık’ı terk ederken sahil boyunca uzanan lüks villalar
dikkatimizi çekti.
YARIN: TAŞ EVLERİYLE ÜNLÜ CUNDA



0 yorum:
Yorum Gönder